SOKAK ÇOCUĞU
Çığ gibi büyüyen haykırışlar
Akıyordu gözlerinden
Ağlıyordu gizliden
Bilmediği bir dünyaya isyanlar
Dökülüyordu.
Tel tel içinden.
Hiç ‘anne’ demiş miydi?
Aklına düşmüş müydü hiç?
Sevda denen şey!
Şiirlerde, şarkılarda anlatıyordu oysa insanlar
O mu?
Sevdalanmamıştı hiçbir kıza
Ayrılığı da tatmamıştı.
Kimsenin arkasından
Öylece baka da kalmamıştı.
Alışmıştı
Yıllar yılı
Damarındaki zehirle yaşamaya
Aklına getirmedi bir kere olsun.
Sonsuza uçuşu.
Hani derler ya!
‘’Son Vuruş’’
İşte onu.
Şu; kırmızı paltolu, sarı saçlı, mavi gözlü çocuk
Ellerini tuttuğu; sarışın kadın, kumral adam
Sıcacık bakışmalar, gülüşmeler
‘’Anne’’
Sonra, kucağına aldı adam.
‘’Baba’’ dedi mavi gözlü, sarı saçlı, kırmızı paltolu kız…
Neydi ki
Olmamıştı viranelerle dolu dünyasında
Ne annesi ne de bir babası
Çocuk da olmamıştı gerçi
Sokakların çocuğu denir ya!
Öyle diyordu birileri!
Dayak, işkence
Hırsızlık, acizlik
Açlık, soğukluk…
Buydu hayat!
Buydu bildiği!
Midesindeki açlık acısı
Ekmek koktu, su koktu, sıcacık çorba
Bir de tütün koktu
Korkmadan yaklaştı kız!
( Korkardı oysa insanlar onu görünce!)
Dokundu omzuna
Hala ağlıyordu!
Yavaşça:
‘İyi misin?’
Hiç iyi olmamıştı ki
Öyle tatlı bakıyordu ki
Neden?
Neydi şimdi bu?
Tam da zamanıydı hani
An kalmışken / Son Vuruş’a
Dinledi kız, defalarca dinledi
Ağladı çocuk, ağladıkça anlattı
Anlattıkça çoğaldı
İçindeki kini boşaltırcasına
Açıldı.
Saçma sapan acılarını
Düşündü kız
Binlerce kez
Neydi ki bunların yanında?
Koydu kendi acılarını rafa
Durdu zaman
Asırlarca düşündü
Dedi ki…
Kim suçlu?
Tuttu elinden ve götürdü
Sokak çocuğunu,
Hiç kirlenmemiş uzaklara
Ve evrenin öteki kıyısında
Bilmediği bir dünyaya…
(Kim suçlu?)
Burcu ŞENER
www.siiristan.com