YAMACIMA DÜŞEN YEL
Söyle şimdi
Yüreğime elleriyle sevda tohumları eken!
Hayatın bir yüzü böyle güleç miydi hep?
Ya da şimdiye dek
Benden mi saklamıştı o içten tebessümlerini?
Gözlerimdeki sımsıkı kapalı perdelere değince ellerinin ateşi
Yüreğimdeki karlı dağlara doğunca güneşinin şefkati
Anladım,
Hayat bana kucağında taşıdığı tüm mavileri
Ve kuytulara sakladığı tüm gülüşleri
Senin gözbebeklerine asılı
Işıl ışıl bir gökyüzüyle getirdi.
Akıp giderken hayat dur durak bilmeden
Su misali, tıpkı seni bana getirdiği günkü gibi.
Yıkadı ellerindeki yağmurlar
Geçmişten üzerime sinen endişelerin tüm islerini.
Bu göl hiç bu kadar huzur içinde değmemişti gözbebeklerime
Böylesine güzel şarkı söylememişti rüzgarlar
Belli ki kokun karışmamıştı şimdiye dek
Saçlarıma değen utangaç esintilere.
İçimdeki eskimiş korkulara inat sev şimdi beni
Ve tut içimdeki çocuğun ürkek ellerini, tut…
Gökyüzünde gülümseyen o iki yıldız mıydı içimi titreten
O tahta köprünün üstünde gösterip “bu senin, bu benim” dediğin.
Hüzünlü bir tebessüm takıp dudağına,
Ardımız sıra gelen ay mıydı yüreğimi huzur rengiyle örten.
Ya da gözlerin miydi sadece
Kanıma gizlice karışan sevdadan yana tek suçlu olan.
Söyle şimdi,
İçimdeki heyecanı yüreğiyle tutuşturan, söyle hadi….
Serap ÖZKAN
www.siiristan.com